Ten Koyulaşması

Ten Koyulaşması

Ten koyulaşması birçok hastalık etkenine bağlı olarak oluşabilmektedir. Genel olarak ten renginde meydana gelen koyulaşma akut şekilde seyretmektedir. Akut şekilde seyreden ten koyulaşmasının sebebi genellikle su ve sıvı tüketiminin az olmasıdır. Vücudun ihtiyacı olan su miktarından daha az su tüketilmesi durumunda ciltte koyulaşma ve deride esneme gözlenebilmektedir.
Ten koyulaşması ayrıca birçok kronik hastalıkta gözlenen bir semptomdur. Tiroid bezinin düzgün çalışamamasına bağlı olarak gözlenen tiroid hastalıklarında da ten renginde koyulaşma gözlenmektedir.

Ten renginin belirgin derecede koyulaştığı hastalıklardan bir tanesi de addison hastalığıdır. Bu hastalık böbrek üstü bezlerinin yeterli düzeyde çalışamamasına bağlı olarak gözlenir ve hastalığa ismini veren doktor Addison tarafından bulunmuştur.

Bu hastalığa sahip olan kişilerde belirgin derecede melanodermi vardır. Yani bu kişilerin deri ciddi şekilde koyulaşır bazı kişilerde deri kahverengi hatta siyaha yakın bir renk almaktadır.

Bu tarz kişilerde aynı zamanda halsizlik, hemen yorulma ve çok düşük tansiyon gözlenmektedir. Bu tarz şikayetleri olan kişilerin bir uzman hekime giderek muayene olmasını ve gerekli hormon testlerini yaptırmasını tavsiye ederiz.

Ten Koyulaşması Tedavisi

Ten renginde meydana gelen koyulaşma geçici bir durum olabilir. Özellikle yaz aylarında güneşlenmenin ertesinde cilt renginde koyulaşma gözlenmektedir. Bu durum koruyucu krem kullanıldığı sürece bir tehlike arz etmemektedir.

Ten renginde meydana gelen değişimin sebebi eğer kronik bir rahatsızlıksa öncelikli olarak kronik hastalığın belirlenmesi ve ardından tedavi edilmesi gerekmektedir. Hastalığın tedavisine bağlı olarak semptomlarda ortadan kalkmaktadır.

Addison hastalığına bağlı ten renginde koyulaşma da kişinin aldosteron adı verilen hormon tedavisi görmesi uzman tarafından gerekli görülebilir. Kişinin böbrek üstü bezlerindeki hormonların seviyeleri normal düzeylere geldiğinde deri rengindeki koyuluk da ortadan kalkacaktır.

Şikayet ciddi kronik rahatsızlıkların göstergesi niteliğinde olabileceğinden, kesinlikle gözardı edilmemeli ve doğru tetkik-tedavi yöntemi için mutlaka uzman doktora başvurulmalıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ