Hamileyken Ağlamak ve Üzülmek

Hamileyken Ağlamak ve Üzülmek

Birçok kadının hayali olan hamilelik, güzel olduğu kadar kadın için yorucu ve zor bir aşamadır. Anne adayının bu süreçte vücudunda pek çok hormonal değişim meydana gelir. Bu hormonal değişimler gerek fiziksel(kilo alma vs.) gerekse psikolojik olarak anne adayına yansımaktadır. Kimi zaman anne adayında ani ve yoğun üzüntü duygusu yaşanırken kimi zamansa mutluluk ve sevinç duygu durumları baş göstermektedir.

Hamilelik döneminde kadın vücudundaki hormonal salınımlardan ötürü ağlama, üzüntü gibi durumlar sıklıkla yaşanabilmektedir. Bu süreçte psikolojik hallerinde ani değişim gözlenen anne adaylarının en çok merak ettiği konuların başında hamileyken ağlamanın ve üzülmenin bebeği olumsuz etkileyip etkilemediğidir. Hamilelikte ağlama, üzüntü, stres durumlarının kesin olarak bebeği etkilediği söylenemese de kısmen etkileyebilmektedir.

Hamilelikte Sinir, Stres veya Ağlama Bebeği Olumsuz Etkiler mi?

Gebelik döneminde anne adaylarının duygusal açıdan çok hassas olduklarından bahsetmiştik. Bu dönemde olur olmadık şeylerden ötürü kadında; stres, sinirlenme hali, üzüntü, ağlama krizi gibi durumlar gözlenebilir. Bunların nedeni bazen yazılı-görsel medyada rastlanılan haber olabilirken bazen de eş ile yaşanan tartışma olabilmektedir. Bu evrede kadınların duygu durumu değişken ve çok hassas olduğundan, eşlerinin olabildiğince destek olmasında ve onu anlamaya çalışmasında yarar vardır.

Merak edilen hamilelikteki sinir, stresin bebeği etkileme durumu kısmen doğrudur. Direkt olarak anne adayının üzüntüsü bebeğe geçmese de özellikle gebeliğin 24. haftasından sonra üzüntü veya ağlama halinde kana salgılanan adrenalin ve kortizon hormonları(stres, üzüntü hormonları), bebeğe geçebilmektedir. Bu halde bebeğin, annenin yaşadığı aynı duygu durumunu yaşaması mümkün olabilmektedir. Yani anne adayının 24. haftadan sonra yaşadığı duygu durumu, bebeğe geçebilmekte ve onu da aynı şekilde etkileyebilmektedir. Bu yüzden hamilelik döneminde olabildiğince stresten, üzüntüden uzak durmaya çalışılmalıdır.

Hamileyken üzüntü duymak yerine daimi mutluluğun sağlanması, kana salgılanan endorfin hormonunun yani mutluluk hormonunun bebeğe geçmesini sağlayarak bebeğin mutlu hissetmesine yol açacaktır. Dolayısıyla anne adaylarının bu süreçte çevresel etmenleri önemsememesinde ve kendilerini stres, üzüntü, kederden uzak tutmalarında fayda vardır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ